Endüstri 4.0 ve Yeni İş Gücü İhtiyacı – 7
Gürcan Banger
Teknolojik sistem, cihaz, makine ve hizmet üreticileri ile tedarikçilerinin Endüstri 4.0 sektörlerinde çalışırken yapmaları gereken konu; işlerini mevcut ve gelecekteki altyapı ve eğitim-öğretim sistemi ile ilişkilendirmeleridir. Dolayısıyla bu süreçte teknolojik ürün imalatçıları, sınai işletmeler, meslek kuruluşları, kümelenmeler, üniversiteler ve devlet bir işbirliği içinde olmalıdır. Çünkü bilişim-iletişim vb. gibi teknolojik altyapının yükseltilmesi, işletmelere gerçek zamanlı hizmet verecek daha güvenli ve sağlam bir teknolojik zemin oluşturulması gereklidir. Gene aynı işbirliği içinde okul içi öğretim ve okul dışı eğitim programları ile üniversite müfredatı Endüstri 4.0’ın teknolojik gereklerine göre yenilenmelidir. Aynı bağlamda iş gücünün bilişim-iletişim ve inovasyon becerilerinin geliştirilmesi de dikkate alınmalıdır.
İş Gücü Üzerine Notlar
Endüstri 4.0 açısından öngörülebilir en yakın tarih olan 2020’de İnternet’e bağlantılı 200 milyar nesne olacağı tahmin ediliyor. Önemli bir bölümü işletmelerde yer alacak olan yeni teknolojik ürünlerin bu kuruluşların stratejilerini, iş yapma biçimlerini ve ürünlerini değiştirmesi bekleniyor. Üçüncü Sanayi Çağı’nda bilişim uzmanları işletmenin arka plan çalışanları veya üretimin destek hizmetlileri olarak yer aldılar. Endüstri 4.0 ile gelişen duruma baktığımızda; ürün geliştirme fonksiyonu geleneksel mühendislik disiplinlerinden çok alanlı bir sistem mühendisliği haline dönüşüyor. Bu dönüşüm sürecinde bilişim uzmanlığı (veri bilimciliği, veri analistliği vb.) ür-ge takımlarının en değerli katılımcıları arasında yer almaya başlıyor.
Bu örnek bir yana; Endüstri 4.0 konusunda cevabı merak edilen sorularından birisi, bu dönüşümün iş gücünü nasıl etkileyeceğidir. Bu soruya en kolay cevapların birincisi çalışan becerilerinde önemli değişiklikler ve yenilikler olacağıdır. Yeni cihazlar ve ürünler öncekilere göre yapay zekâ ve iletişebilirlik gibi iki önemli ve farklı özelliğe sahip olacak. Bunu da gömülü bilişim donanımı ve yazılımı sağlayacak.
Bir konunun altını çizmek uygun olur. Sıklıkla ‘yeni teknolojilerden’ söz etmekle birlikte ‘yeni olanın’ da çok hızlı değiştiğini –mevcut olanın başka ‘yeniler’ tarafından biteviye ikame edildiğini / edileceğini– hatırlamamız gerekir. Dolayısıyla çalışanlar için öngörülen beceriler de Endüstri 4.0’ın gelişim süreci içinde değişime uğrayacak. Bu nedenle Endüstri 4.0 şartlarında çalışan kişilerin kendi kişisel mesleki gelişimlerine yatırım yapmaları gerekecek. Yaşam boyu eğitim artık hemen her çalışan için geçerli bir olgu haline geliyor. Eğitim-öğretim sistemi içeriğinin yenilenmesi ile yeni mezunlar Endüstri 4.0’ın dayanağı olan teknolojik bilgi ve becerilerle donanmış olsalar da iş deneyimi olarak eksiklik hissedebilirler. Eksik olan iş-işletme deneyiminin kazanılması için genç mezunlara daha deneyimlilerle birlikte çalışma imkânı verilebilir. Böylece teknolojik bilgi ile deneyim değiş tokuşu mümkün olacak.
Yukarıda değinildiği gibi; yeni teknolojik platformlarda veri analistlerine olan ihtiyaç büyümeye devam edecek. Yakın zamana kadar görevleri bilişim-iletişim teknolojisi (BİT) sistemlerini kurmak ve işler halde tutmak olan teknik personelin bundan sonraki dönemde değer zincirinde ve özellikle ürün geliştirme sürecinde daha etkili görevleri olacak. Dolayısıyla Endüstri 4.0 sürecinde BİT çalışanlarının bir bölümü işletmenin stratejik pozisyonlarında yer alacak. Bir başka deyişle şimdiye kadar operasyonel işlerle görevli olan BİT çalışanları ve kurumsal BİT fonksiyonları operasyonel ve stratejik olmak üzere yeni bir ayrışmaya uğrayacak.
Endüstri 4.0 teknolojilerinin uygulanmasına tek tip bir model olmayacağı açıktır. Her işletme yeni teknolojilerin kurulumunu ve kullanımını kendi içsel ve dışsal şartlarına uygun şekilde gerçekleştirecek. Yeni sistem, cihaz ve makinelerin gömülü bilişim-iletişim özellikleri ve çok katmanlı Endüstriyel İnternet bağlantıları nedeniyle işletmede daha çok BİT hizmetlerine ihtiyaç duyulacağı kolayca anlaşılabilir. Bu da neden BİT çalışanlarının ve fonksiyonlarının operasyonel ve stratejik olmak üzere farklılaşacağını açıklar.